Genel

Uyku Apnesi Nedir? Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Uyku Apnesi Nedir

Uyku apnesi, uyku sırasında solunumun en az 10 saniye boyunca durduğu ya da belirgin biçimde azaldığı epizotların gece boyunca tekrarladığı bir uyku bozukluğudur. Her duraklamada kandaki oksijen düşer, beyin kişiyi kısa süreli uyanıklarla nefes almaya zorlar. Kişi bu uyanmaları çoğu zaman hatırlamaz, yalnızca sabah dinlenmemiş kalkar. Yazımızda uyku apnesi nedir? sorusunu türleri ve şiddet dereceleriyle birlikte yanıtlıyor, belirtileri, tanı sürecini ve tedavide kullanılan yöntemleri anlatıyoruz.

Uyku Apnesinin Türleri ve Şiddet Dereceleri

Uyku apnesinin obstrüktif, merkezi ve mikst olmak üzere üç türü vardır, şiddeti ise saatte yaşanan solunum olayı sayısına göre hafif, orta ve ağır olarak derecelendirilir. En sık görülen obstrüktif tipte uykuda boğazdaki yumuşak dokular ve dil kökü gevşeyip hava yolunu kapatır, göğüs ve karın kasları nefes almaya çalışsa da hava akciğere ulaşmaz. Merkezi tipte hava yolu açıktır, sorun beynin solunum kaslarına sinyal göndermemesidir ve bu tip kalp yetmezliği, inme ve opioid grubu ilaç kullanımıyla ilişkilidir. İki mekanizmanın birlikte görüldüğü tabloya mikst ya da karma apne denir. Bu yüzden uyku apnesi nedir sorusunun cevabı türe göre değişir: obstrüktif tipte sorun mekanik bir tıkanma, merkezi tipte ise solunum kontrolündeki bir aksaklıktır.

Şiddet, saatte yaşanan apne ve hipopne sayısını gösteren AHI (apne hipopne indeksi) ile ölçülür. Hipopne, hava akımının en az yüzde 30 azalıp oksijen düzeyinin de düştüğü kısmi solunum daralmasıdır.

AHI (saatte olay sayısı) Şiddet derecesi
5 ile 14 arası Hafif
15 ile 29 arası Orta
30 ve üzeri Ağır

Tablodaki eşikler tedavi kararını doğrudan etkiler. Hafif vakalarda yaşam tarzı değişikliği ve ağız içi aparey yeterli olabilirken orta ve ağır vakalarda cihaz tedavisi ilk seçenek olarak değerlendirilir.

Uyku Apnesi Belirtileri Nelerdir?

Uyku apnesi belirtileri gece yüksek sesli ve kesintili horlama, tanık olunan nefes duraklamaları ve boğulur gibi uyanma, gündüz ise sabah baş ağrısı, ağız kuruluğu ve kontrolsüz uyuklamadır. Gece belirtilerini çoğunlukla kişinin kendisi değil, yatak partneri fark eder. Horlama sessizlikle kesilir ve bir hıçkırık ya da boğulma sesiyle yeniden başlar. Gece birden fazla kez idrara kalkma ve terleme de bu tabloya eşlik eder.

Gündüz tarafında toplantıda ya da trafikte uyuklama, dikkat ve hafıza sorunları, sinirlilik öne çıkar. Sıraladığımız uyku apnesi belirtileri tek başına tanı koydurmaz, ancak birkaçı bir aradaysa uyku testi istenir. Boyun çevresinin erkekte 43 cm, kadında 40 cm üzerinde olması, fazla kilo, ileri yaş, alkol ve sakinleştirici kullanımı riski artıran faktörlerdir. Tedavi edilmeyen uyku apnesi yüksek tansiyon, ritim bozukluğu ve tip 2 diyabet riskini yükseltir.

Uyku Apnesi Tanısı Nasıl Konur?

Uyku apnesi tanısı, uyku laboratuvarında bir gece boyunca yapılan polisomnografi testiyle konur. Test sırasında beyin dalgaları, göz hareketleri, kas aktivitesi, hava akımı, göğüs ve karın hareketleri, oksijen satürasyonu ve kalp ritmi eş zamanlı kaydedilir. AHI değeri bu kayıttan hesaplanır. Seçilmiş hastalarda daha az parametre ölçen ev tipi uyku testleri de kullanılır. Göğüs hastalıkları, kulak burun boğaz ve nöroloji bölümlerindeki uyku merkezleri bu değerlendirmeyi yapar. Uyku apnesi nedir, bende var mı diye düşünen herkesin ilk adımı bu hekim değerlendirmesidir.

Uyku Apnesi Tedavisi Hangi Yöntemlerle Yapılır?

Uyku apnesi tedavisi yaşam tarzı değişikliği, ağız içi aparey, pozitif hava basıncı cihazları ve cerrahi yöntemlerle yapılır, hangisinin seçileceği apnenin şiddetine ve türüne bağlıdır. Kilo vermek boyun çevresindeki yağ dokusunu azaltarak hava yolunu genişletir. Yatmadan önceki saatlerde alkolden kaçınmak kas gevşemesini sınırlar, apnesi yalnızca sırtüstü yatınca ortaya çıkanlarda yan yatmak tek başına fark yaratır. Hafif ve orta vakalarda kullanılan ağız içi aparey, alt çeneyi öne alarak dil kökünün geriye düşmesini engeller.

Orta ve ağır obstrüktif apnede standart tedavi pozitif hava basıncıdır. Uyku apnesi makinesi hava yoluna sabit basınçlı hava vererek dokuların çökmesini önler, otomatik modeller basıncı gece boyunca ihtiyaca göre ayarlar. Yüksek basınç gereken ya da karbondioksit tutulumu olan hastalarda nefes alırken ve verirken farklı basınç uygulayan BİPAP cihazları tercih edilir. Büyük bademcik, burun tıkanıklığı ya da belirgin yumuşak damak sorunu olanlarda ise cerrahi seçenek değerlendirilir.

Cihazın tipi ve basınç değeri uyku testi sonucuna göre hekim tarafından belirlenir. SGK’nın cihaz bedelini hangi şartlarla karşıladığını uyku apnesi cihazı SGK karşılıyor mu? yazımızda bulabilirsiniz.

Cihaz Tedavisinde Uyumu Belirleyen Ayrıntılar

Cihaz tedavisini bırakmanın en yaygın nedeni cihaz değil, maske ve kuruluk şikayetidir. Uykuda ağzı açık kalan biri burun maskesiyle hava kaçağı yaşar, bu kişiye tam yüz maskesi daha uygundur. Sırf burundan nefes alan ve yüzünde temas istemeyen kullanıcılar burun yastıkçıklı modelleri rahat bulur.

Basınçlı havanın burun ve boğazı kurutması da sık rastlanan bir şikayettir. Cihaza takılan ısıtmalı nemlendirici bu sorunu büyük ölçüde giderir, uyumlu modeller nemlendirici aparatları arasında yer alır. Tedaviden fayda görmek için cihazın her gece, uyku süresinin büyük bölümünde kullanılması gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular

Uyku apnesi kendiliğinden geçer mi?

Hayır, obstrüktif uyku apnesi genellikle kendiliğinden geçmez. Kilo kaybı, bademcik ameliyatı ya da burun tıkanıklığının giderilmesi gibi altta yatan nedenin düzeltilmesiyle bazı hastalarda AHI belirgin biçimde düşebilir, bunun da yeniden uyku testiyle doğrulanması gerekir.

Uyku apnesi tedavi edilmezse ne olur?

Tedavi edilmeyen uyku apnesi yüksek tansiyon, kalp ritim bozukluğu ve inme riskini artırır. Gündüz uykululuğu da trafik ve iş kazası riskini yükseltir.

CPAP cihazı ömür boyu mu kullanılır?

Evet, altta yatan neden ortadan kalkmadıkça CPAP cihazı uzun süreli ve çoğu hastada ömür boyu kullanılır. Cihaz apneyi yalnızca kullanıldığı gece kontrol eder, hastalığı ortadan kaldırmaz. Kilo kaybı sonrasında basıncın ya da cihaz ihtiyacının yeniden değerlendirilmesi için hekime başvurulmalıdır.